Sessizliğin öfkesi

Sessizliğin öfkesi

Tepesi atınca müşkül aşığın
İğnesi sevdiğine batar
Derdi büyük kalbin
İçinde gömülerek yatar
Yok/sun sevginin içinden
Geçmişin eski, püskü abasını
Seçip, giydirirken güne
Kusurları bir bir ayıklar

Aşk kaderin sesinde
Bilinmeyenle
Sürtüşmekti çoğu zaman…

Suç değildi ya!
Aşkla boğuşmak! 

İnsan kendine yıkılan kaleleri
Siper edemez kadere karşı
Kırılgan yürek
Ayrılık otunu yolarken nöbet tutar
Can çekişen sevginin elinde
Kaybettiğini arar…

Hazırlıklı olmalı
Kalp işkence çektirir aşka!
Hoyrat zamanları doğuran öfke
Geleceğe hiçlik katar…

Çiçeği koparılmış ağacın
Serpilmeye gücümü var
Yoksa
Hazanda dökülmüş zavallı yaprağın
Yaşamaya inancımı var
Bunlar deli günler;
Sevda iki gönülde
Limanda iç çekişme var
Sessiz bağıran duyguların
İsteğini yerine getirmekle
Uyum başlar…

Bozguna uğrayan aşk
Yansıtınca sevginin ışığını
Açıverir kır çiçeği…

Geride bırakılınca hüzün
Ufukta
Hevesi kursağında kalmış
İsimsiz sevda
Ezberinde yeniden başlar…

Sevilay Çartık 

on 24 Ekim 2014
Gösterim: 1261

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Yukarı Kaydır