Tek Kişilik Pandomim

Tek Kişilik Pandomim

Dün geceydi,
ölümlere koşuyordum yüreğimce tek ve bir
Duymuyorsun beni yabancı,
küsmüş bana sela ve tekbir!

 

Dil söylerde,
yürek bilmez alevlerce çizilen bu acıyı
Bir acıyla dindirir Hakk
O dindiremediğimiz sancıyı…

Nasıl ki,
açarız yüreğimizi bekleriz bin duadan bir medet
Ne güzeldir değil mi
kalben söylediğimiz kelime-i şahadet?

Bak! geldik tek,
gideceğiz kalabalıklaşmış nurundan
Herkes kendi sonunu taşır içinde
Bir biçimde İsrâfilin Sûrundan…

Kundaktan kefene kadar
Beyazlardan olsa ne olur ki meçhul sonumuz
Hiç kimse sevmedi de bizi,
salımızı taşımadı mı onumuz? …

Biz yitirilmişlerin mekanında
Olmaz mıyız bir yetim mahzun?
tabipler tabibi yaksın bizi
şefaati yaramıza merhem olsun!

Ey c/ins hiç yorulma boşuna
bu hayatın adı kayıp bir çilekeş
seçmedik mi kendimize kayıptan
ayıptan güzel bir eş?

Hep oyalandık
bir nefese iki nefes doğurmak için
Hayat bu kadar mı tatlıydı,
Tatlıyı zehirleştirmek niçin?

Hoşçakal İnsan!
benim ölüşümdeki dirilişlerine
Bir türlü aklım ermedi
şu “BİR” kişilik dünyanın işlerine…

Yonttuğun çamurdan heykeli
kemikleştirip konuş diyorsun
Bu sahnenin oyunu tek kişilikti değil mi?
Diyorsunki Bilmiyorsun…

Sürüldük turaba
Turabtanda sürüleceğiz
Kim bilebilir senden başka
Hangi kitap için dirilip
ateşe, bir muşamba gibi serilip
hangi yaralara merhemce sürüleceğiz?
sür
sürü
sürüleceğiz...
 
Orkun Işık

on 13 Eylül 2015
Gösterim: 1134

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Yukarı Kaydır