Daha dün gibi taze, mazide kalan günler,
Bir hayal
denizinde, kaybolmak istiyorum.
Esti bir deli rüzgar, geçti gitti seneler.
Gönlümün köşesinde
sevgiler besliyorum.

Aman dikkat edelim, yok hayatın tekrarı.
Süresini dolduran,
dünyaya dönmez gayrı.
İmtihanı kaybeden, ötede doldurur narı.
Nedamet ateşinden, korkarak kaçıyorum.

23 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2151
Devamını Oku

Dikkatname çektim, bugün postadan,

Eşim dostum, sevdiklerim sizlere.

Olur aldım, dinde derin hocadan.

Okuyup anlayın nasıhattir sizlere.

 

Kelimeler yetersiz, manalar derin,

Çetelesi tutusun, geçen günlerin.

Yazın sıcak dersin, kışlara serin.

Bahardanmı bahsedeyim  sizlere.

22 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2112
Devamını Oku

 


İnsan ki aciz, muhtaçtır bir çok şeye.
Ebediyet olmasa ruhen tatmin olamaz.
Küçücük bedeninde, saklı bin bir mucize,
Kendine ne lazımsa, olmasa yaşayamaz.

Var bir maddi yapısı,birde manevi yönü.
Beslenmesi gerekir, Allah
ın her bir günü.
Aç mide gıda ister, iman süsler gönlünü.
Çiçekli bahcelerde, gezmeyede doyamaz.

21 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2119
Devamını Oku


Bırak işlesin saatlar, zembereği boşalsın,
Geçip gitsin mevsimler, bilinmeyen ana dek.
Çekilip gitsin tasa, mutluluk bizde kalsın.
Doyasıya yaşansın, gönülden gelen sevmek.

Bir mutluluk şarkısı, dilden dile dolaşsın,
Dışarı buz kessede, haneyi sıcaklık sarsın.
Bir kuru soğan ekmek olsa o an katığın,
Mutluluk;
sevgi ile, ekmeği bal eylemek

20 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1775
Devamını Oku

Bu dünyada hayat ebedi değil,
Bu handa misafir olmaya geldik.
İşleri bitirip gitmeye değil,
İyiyi kötüyü bilmeye geldik.

Ticaret yaparız kar alış verişle,
Mizanda tartılan her güzel işle.
Örnek gösterilen bir yaşayışla,
Akabe yollardan geçmeye geldik.

15 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2287
Devamını Oku

Dinimizce kıymetli, üç damla vardır,
İlki rızık için ,dökülen ter damlası.
Çalışmayıp yatanın, sinesi de daralır.
Ne güzeldir emeğiyle rızkını kazanması...

Din, mukaddesat ve aziz vatan uğruna,
Şehidin kan damlası, akıyorsa toprağa.
Ruhu yükselir, çok yüksek bir makama.
Candan aziz bilinir, vatanın korunması...

13 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2127
Devamını Oku

Gülüm, neden astın güzel yüzünü?
Derdin mi var, hele bana bir söyle.
Muhabbetle yaşa, geçen her günü.
Niçin ağlıyorsun, bana bir söyle.

Sana gülüm dedim, aman ha solma,
Güller gibi kokular yaymadan kalma.
Aşık olup sevmeyeni, gönlüne koyma.
Haksızmıyım? güzelim bana bir söyle.

12 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2157
Devamını Oku

 

Gönlü sevgi dolu, garip ozandı,

Gönül telimizi titretirdi Karakoç.

Sevgi nedir? Mihribanla anlattı.  

Sevdiğine yürüdü, bugün Karakoç.

 

Gülüm dediğine, gösterdi şefkat,

İfade-i meramına ederdi dikkat,

Aşk çilesi çekti bozuldu  sihhat.

Sevgi dolu geçti, ömrün  Karakoç.

09 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2376
Devamını Oku

 

 

Ömür ağacımın başına baktım.
Dalında meyvesi; benim cenazem.
Başımı eğip de, kökünü kazdım.
Toprağa karışmış, tüm kemiklerim.

Semadan iniyor; ısı, nur,
rahmet...
Arzdan uruç eder, ruh; kalansa ceset.
Mevla, eylemezse bize merhamet,
Eksik kalır, yaptığım tüm amellerim.

08 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2268
Devamını Oku


Şairiz birazcık yüreğimiz yufkadır,
İnsanı sevmeyen ruhen hastadır.
Şiir baldan süzülen bir rayihadır.
Tomurcuk gül misal koksun dostlara.

Can evimiz, vurulmasın şen olsun.
Gönül sarayımıza, muhabbet dolsun.
Her nefeste, Mevlamıza hamd olsun.
Şiirlerle ses verelim, can dostlara.

17 Mayıs 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2121
Devamını Oku

Gözlerimi kapattım...
Bakıyorum sonsuzluğun dipsiz kuyusuna.
Bütun benliğimle açtım kalbimi.
Zira özlem duymadan sonsuzluğa,
Nasıl varayım sevdiğimin huzuruna...

Kainat büyüklüğünde gözüm gönlüm olsada,
Keşke bakabilsem, perdeler ötesine.
Dünyada bir can suyunu kana kana içsem,
Susuzluk nedir? bilmesem sonsuz maverada...

16 Mayıs 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2186
Devamını Oku

Yaşamıştık birlikte huzur dolu günleri,
Manevi bir iklimin zirve yaptığı yerde.
Şahidimiz olmuştur çadırın direkleri.
İlimle tefekkürün yapıldığı bu yerde….

Silinmez hatırası, aydınlık bir gecenin,
Gecenin bir anında dilden çıkan hecenin.
Asude ikliminde manayı zikredenin.
Muhabbet ateşinde yanıp piştiği yerde…

16 Mayıs 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1977
Devamını Oku