Nasılda su gibi akıverdi zaman
Su gibi aziz ol demek gelse bile içimden
Harman mevsiminde savrulan ekin´e eş
Bir de baktım avuçlarımın içinden kayıverdi zaman
Hey gidi günler desem de
Ilık bahar yeli esti, gitti
Çocukluğumun hatırladığım bölümleri
Arkadaşlarımla çeşit çeşit oyunlar
Büyüklere özenip büyümek istiyorum kendimce
ilk gençlik yıllarım ve burnum bir karış havada
Kavak yelleri esiyor başımda
Dünyam toz pembe, renklerime karışılmasın istiyorum
Aklımda evlilik hayalleri

gün batımını göremeyen kuşlar

uzaklarda bir yerde toplanmışlar

hoyrat rüzgarın önünde deli dolu

bir yas havası yaratırken

çığlıklar sükutun pençesinde

kök salmayan umutlara inat

uçurtmaları salın özgürlüğüne

 

ipin ucu nereye varırsa varsın

minik elin avucundan

yüreğimden uçurtma rüzgar

ipin gerildiği anda

rüyadayım sandım

baktım aldandım

hayalle düş arası

bir buluta daldım

uzun desem kısa

dolu desem boş

mavi düşlerden

ne anlarsın ki

ne söyleyebilirsin

gündelik olmuş hayat

yarısı ise bayat

güzden geçtim kışa

bu işler boşa

Ana diyorum esastan
İlk andan en baştan
Yavrusu kucağında
Sevgi dolu yüreğiyle
Hep ana

Yüksünmez ki
Üşenmez ki
Evlat hasretinde
Özveri yüklü
Karnında, kucağında
İyiliğin bucağında
Hep ana

 

Anadan öte yar olmaz
Yavrusuna doyamaz
Evladına kanat gererken
Beşiğiyle sallanır dünya
Sevginin özünde
Dünya, ahiret gözünde
Emek verir evladına
Hep ana

Kenar köşede unutulmaya yüz tutmuş,
Küçük nergis tanıdım az önce
Kendi kendine yalnız kalmış
Belki sade kendini dinlemiş
Yüzünde gülümseme
Özünde harika koku saklı
Sevgi mayasında durulmuş
Güneşten gayrı geceye sır vermiş
İçten içe güzelliğiyle
Dışa vuruşu başka

Dost olmuş börtü böceklen
Endamına güller şaşırmış
Ne ilk ne de sonmuş onun aşkı
Güllle, bülbül arasında sarmaşık
Baharın koynundan çıkarken
Yüzüne dokunan arı vızıltısı
Bal tatlılığında hayat olsa
Rüzgarın nefesine karşı
Yaşayacaktı bir ömür bahar

Duygularda sen ah bir bunu bilebilsen
Özlemlerde de yine de sen varsın
Yanımda olduğun kadar uzaksan
Uzağında olduğum kadar yakındaysan
Seni düşlemek adına nereye varsam
Uçurumda yuvarlanan taş misaliyken
Kaya kadar sert bir yürekte sesin
Anlayamadım seni kendimde bir bilebilsen
Ölümden beter ayrılığın ilacı bu bedende
Dehlizde ışık kümesi misin ki ömrüme
Güne bakışımda dönencem olsan da
Her adım sıklığında peşimde gölgen
Nereye kadar kovalayacaksın ki beni

Sene tarih yok,sense aklımdasın

Varoluş sebebimde aşka susamışken

Belli belirsiz sitem dağının ortasında

Duygularıma esen ılık meltemken

Ufkuma doğan güneşsen

 

Özlemlerimi ötelesem yine aklımdasın

Parlayan yakomozlara bin bir ad taksam

Gece gündüz hep seni düşlesem

Yine doyamam ki varlığına

Ufkuma doğan güneşsen

Yeniden doğar her güzel umut

Evren kuruldu kurulalı

Darlığın arkasından gelir umut

Dara düşmeyince insanoğlu

Bunalsa da an ve an

Her sıkıntının sonunda bil ki,

Yeniden doğar her güzel umut

Dilerim ki sen de bu hayat yolunda

Her emelini bulabilesin ama

Darlığa düşersen bir an bile

Yeniden doğar her güzel umut

Sarı saçlı gülümseyen kız
Hoplasan da, zıplasan da
Küçük yaşta acılar yüreğinde
Anne, baba sevgisine doyamadan
İçeri yanmış güzel, tatlı melek bir kız
Hayat yükü acımasız sense çok safsın
Altın bir kalbin şavkı yüzüne yansımış


En zor anlarda mutluluk oyununa başlarsın
Çevrene neş'e,mutluluk saçarsın
Umut ekmeğin olmuş,paylaşmayı bilensin
İnsanları,doğayı ve hayvanları severken
Hayata hep ümitle bakar, gülüşünle yaşarsın

Budanmışken her bir dalın

Güzellikler peşinden gelecek

Bak bahara yetiştin

Çardak üstünde sağın,solun

Gökyüzü ağlıyor sanmıştım

Bir damla yüzüme düştün

Nedir bilmem ki, kederin?

Güneş bereketiyle tepende

Yeşeren ilk bahara

Tomurcuklarınla selam yolla

Dahası da var biliyorsun

duygularda saklı düşünceler
mavi bir düştü onunkisi
geceler olmuştu döşek
mis kokulu bir bebek

aynadaki kendi yüzü değildi sanki
tanıyamıyordu zamanın kendisini
nasılda felekle debelleş olmuş
gencecik bir fidandan
bir dağdı yıkılıveren

Adam gibi adam
Gazi Mustafa Kemal
Öyle bir önder ki o, tarifi zor
En büyük komutan, devlet adamı
Örnek insan, eşsiz deha!
Türk ulusunun bağrından çıkan insan
Sayısız devrimleri ile yol gösterici
Çağdaş ilkeleri geleceğe ışık

Mavi gözleri parlıyor
Delip geçiyor asırları
Ulus bilinci sevgi kümesi
Aydınlığın ufku büyük
Nutkunda işaret ettiği hedef
Gençliğe emaneti en büyük
Cumhuriyetin bekçileri olacağız
Koruyup,geliştireceğiz

Gözlerimin içinde saklı ka/l/dın
Yüreğimde aşkın yaşama sebebim
Doyamadığım anlarda hep vardın
Sen kalbimin daimi sahibiyken
Özlemleri uçururduk düş bahçemizde
Sevgimin son demindeysen eğer

Ömrümü köprü yapsam baştan başa
İlk günkü gibi sevdim seni ben
Bakışlarında kendimi görürdüm
Gecelerde gündüzüm olup şavkımdın
Düşlediğim özlemlerimden daha öte
Sevgimin son demindeysen eğer

Güzel günlerden öte bir besteysen
Sen diyen iç çalkanışlarımda varoluşun
Nakış nakış içime işlemiş sevdan
Ay ışığındaki hilal yüzünle
İçli türkülerin nakaratında olurdun
Sevgimin son demindeysen eğer

An'ı yaşamak gerek bazen

Geçmişe bir sünger çekmek

Düşünmeden geleceğe bakabilmek

Uzunca rıhtımın kenarından öylesine

Dalgaların haşin seslerine karşı

Sessizliği içinde duy duyabildiğince

Yakamozları tek tek denizden alarak

Tat alabilmek yaşamın her akışında

Uzanabilmek sana uzanan sevgi elini

 
doğan güneşte aşk saklı
her güne ayrı bir sevda
ışıyan ateş ki gözlere
fer olan bakışlarda
geceye demini verirken
ulu orta yakarışların ötesinde


senle sensizlik betimlemelerinde
bir bulut arkasında örtüşmeler
yakarış olmuş var olan duygularda
çağlayan şelalelerden aşağı
vurdum duymaz hasretin kor alev
yansımalarsa evreni sarmışken

bir adım ötesindeydi aşk

uzansa değecekti ki ucundan

onca çabaladı aşık olmak için

nafile yüreğinde aşk kırıntıları

çok seviyordu

özlemleri vardı öteden

hasretti belki de mutluluğa

iki kişilikti aşk oyununda

ne şahı gördü ne de mat olabildi

çıkmaz girdabın içinde sarmal

ulaşılmaz onca engeller vardı

göz göze gelebilmek cesaret isterdi

hicapta yoktu belli ki gönüllerde

Gurbete yolun düştümü bilmem
Bir başkadır gurbet akşamları
Hüzün dağları yürek dağlar
Memleket hasreti çeker
Gurbet akşamlarında

Sevdiceğinden haber gelmez olur
Gözyaşların pınar olur
Karanlıkta afakanlar basar
Gurbet akşamlarında

Günler uzayıp gider
Mahsunluk üzerine çöker
Nerde nerde bir haber
Gurbet akşamlarında

   
© SEVGİ PINARI