Hüseyin Tuztaş

HÜSEYİN TUZTAŞ

sonbahar

Ne hüzünlü mevsim şu son bahar

Yaprakların üzerine inerken yağmurlar

Kel budak olmaktan korkan ağaçlar

Titreşerek sessizce ağlaşırlar

Kağıttan yapma gemiler gibiyiz,

Sürükleniriz kaderimizin akışında,

Bazen fora yelken, bazen demirleriz bir limanda,

Her dalga da salınırız bilmediğimiz geleceğimize..

Ufukta küçücük bir ışık
Arkamda karanlıktı yollar
Ben bana olsam da barışık
Yoruldum, yokuş gelir yollar.

Uzanırken boylu boyunca boşluğa,
Ufka çıktı en ateşli düşüncelerim,
Adını kazıdım, iz yapan yollara 
Seni sevmeyen ölsün nakaratı dudaklarımda,
Sevgilim, vatanım, memleketim, milletim..

Sen vatan nedir bilir misin?

Sen bayrak nedir bilir misin?

Sen ahit nedir bilir misin?

Sen  olduğun gibi görünür,

Bir ihtiyar adam vardı titrek elleri aksayan adımları
Görecekmiş gibi bakardı görünmeyen yarınları

Bu gün her günden başkaydı bilmem neden
Ağlıyor içi bu gün san ki gülerken

Ağır ağır adımlarla geçerken sokağı
Başı ağrıyor zonkluyordu şakağı

Ciselerken yağmur umutlarımıza,

Şükrettik kar yağmadı geleceğimize,

Yalın ayak dikenli bir yolda,

Kim dost kim düşman bilemeden,

Yarınları bekledik azmimizi bileyerek..

Duygular vardır anlatılamaz,
Kelimeler düğümlenir boğaza,
Yutkundukca büyür, 
Büyüdükce  sığmaz içimize.. 
Söz biter, kalem yazmaz olur, 

Bir oyun oynanır yıllardan beri

Oynayan farklı oynatan da farklı

Senaristler aynı senaryo farklı

Oyun aynı oyun kuklalar  farklı

Yine memleketi karıştıracak

Vatandaşları  tümden bunaltacak

Mümkünse devleti sulandıracak

Demokrasi değil kriz isterim

 Kaldır Başını

 

Zifiri gördüğün karanlık geceler

Kaç  gündüze gebedir bilirmisin?

 

Hep  sonbahar akşamları olmayacak,

İlkbahar  sabahları da yaşayacaksın.

Ayağa Kalkışlar olmalı

Ayağa kalkışlar olmalı,
Kimseye tutunmadan,
Kimseye minnet etmeden,
İlkelerden ödün vermeden…

Haykırışlar olmalı,
Karanlıklardan korkmadan,
Yüreksizlere aldırmadan,
Adamlığından ödün vermeden…

Bir Şarkımız vardı

Bir şarkı vardı hiç okunmamış,
Bir şarkı vardı hiç dinlenmemiş
Sadece sen ve beni anlatırdı

Gelecek Şimdi Bizim

Sessizce geçtik açık denizlerden

Çok  limanları es geçtik

Hiçbir kuytuya gönül vermedik

Dev dalgalarla sabrı öğrendik

Azmimizi biledi fırtınalar

Uğuldayan rüzgar şarkımız oldu

yüreğimizle şiirdik yelkenleri

Açıldık aydınlık  ufuklara

 SENİ ARIYORUM

 

Seni arıyorum kalabalık caddelerde

Bitip tükenmeyen kaldırımlarda

 

Seni arıyorum arşa değin uzanan bulutlarda

O gök yüzünün maviliğinde sönük bakışlarda

Bir rüya gördüm dün gece anne

Gökyüzünde  kapkara bulutlar

İnsanlar bir oraya bir buraya koşuşturuyorlar

Çirkin çirkin adamlar kol geziyor

Kara elbiseler altında kara kara adamlar

Tutmuşlar tüm caddenin çıkışlarını

Birde  görünmemek için gizlenen zavallılar  

Ve kara elbiseli adamlara direnen birkaç kişi

Her Bahar

 

Her bahar mevsiminde seni anarım,

Birlikte  dolaştığımız yollara bakarım,

Bana söylediğin tatlı sözleri hatırlarım,

Her hatıranı içime ve kalbime dokurum..

 

Kokunu duyarım olmasan da yanımda,

Rüzgarlar sesini getirir kulağıma,

Söz geçiremediğim duygularıma,

Yağmur olur iner gözyaşı yanaklarıma..

Sevgi Pınarı

 

Bir sevdadır dizelerle dile gelir

Umutlar kabarır gönüller güle gelir

 

Fışkırır kalplerden şiir seven gönüllere

Gönüllerde tufan olup name olur dillerde

  BUDALA

Gözlerinde halkalanmış sanki,
Yıllardır oynadığın tiyatro,
Yaşlar donuklaşmış gözlerde,
Dudaklar ağlamayı unutmuş,
Her ah.. çekişin bir kahkaha olmuş,
Damla damla riyakarlık düşüyor..

Çığlığın Sesi

 

Bir çığlık duyarım gecenin en derin sessizliğinde

Bir çığlık bin olur on bin olur feryat figan olur

Yırtar karanlıkları kalplere sığmayan ağıt olur

Karışır aklımız beynimizde kalan ukde olur.

Burada bir şiir var

 

Çektim kalemimi kınından

Vurdum kağıdın orta yerine

Fırladı kelimeler yerinden

Cümle olup haykırdı

Burada bir şiir var…

HAYAT ÇİZGİSİ

Şakaklara düşmüş iken aklar,
Alnımda ki her çizgide varlar,
Beni benden de iyi anlatırlar,
Okuyun hayat çizgim onlar..

 

   
© SEVGİ PINARI