(Dünyanın Bütün Çocuklarına)

Kin varmış

Sevgi yokmuş

Savaş varmış

Barış yokmuş

Balığın hakkı varmış

İnsan hakkı yokmuş

Evvel zaman içinde

Kundak duman içinde

Bir bebek uyanmış kan uykudan

Ben nefret eyledim sizin gerçekten
Yalanı severim, yalanı gayrı..
Tiksindim bülbülden, gülden, çiçekten
Yılanı severim, yılanı gayrı..

'Sapıtmış bu' diye beni yeriniz
Hakkımda bin türlü hüküm veriniz
Omuzumda yüktür dirileriniz
Öleni severim, öleni gayrı..

Ben seni geceleri seviyorum.

Gecenin o sıkıcı havasında,

Beni eğlendirecek bir şeyler ararken,

Her arayışta seni bulmayı seviyorum.

Yüreğimle yıldızlara bakarken,

İsmini onlarla yazmayı seviyorum.

Ben bu gecenin sessizliğinde,

Seninle dopdolu olmayı,

Ve bu gecenin sessizliğinde ,

Yüreğimi kıpır kıpır eden,

Senin sevgini seviyorum.

Kumaş verdim terzilerin birine

Var olsun eline almadan dikti

Kırkdokuz adamla haber yolladım

Ellinci selamı almadan dikti

 

Düzmüş tara emek vermiş özünden

Örümceği süpürdüler yüzünden

Tanıyıp da bilemedim tozundan

Şükrolsun fareler delmeden dikti

Dün gece ahımı saldım göklere

Her taşa sevdanın mührünü kazıdım

Bu diyar hasretli,sensizdir diye

Sazların teline ayrılık yazdım

Yaktım dağ başında çoban ateşi

Buluta saklanmış yıldıza kızdım

Dün gece ahımı saldım göklere


Ezelden ebede Türk'ün elinde,
Tarihe nakıştır, desendir bayrak.
Bu cennet vatanın seher yelinde,
Gökte dalga dalga esendir bayrak.

Girer ise düşman yurdun sathına,
Destanlar yazarız bayrak methine,
Dönüp İstanbul'un baksan fethine,
Burçta Ulubatlı Hasandır bayrak.

Dargın mıyız? Görünce kapanıyor gözlerin,
Derinden yaralıyor, söylediğin sözlerin.
Sebepsiz ayrılılkla geçen kaçıncı gece,
Olanlar unutulsun, çal kapımı bu gece.

Bu gece her geceden sana çok özlemim var,
Hasretim sona ersin, yokluğunla yakma yar.
İlk aşk gecemiz gibi; mehtap, yıldızlı gece,
Aşk yeniden başlasın, çal kapımı bu gece.

Umutlar getirdim bin yıldan öte

Can diktim toprağa beş bin filizli

Onaltı kök saldı semaya doğru

Yaprağı buluttur , şafakta gizili.

Dualar yükselir yüceden yüce

Güneş, geç mi kaldı? Asır mı gece?

 

İsyanımı gömdüm sessizliğime

Olmadı, yeniden haydi sil baştan.

Hilalin önüne perde çekilmiş

Safari kumaştan,haki kumaştan.

Gene tehir etme üç ay öteye
Bu dava dedemden kaldı hâkim beğ. 
Otuz yıl da babam düştü ardına 
Siz sağ olun, o da öldü hâkim beğ. 

Kırk yıl önce; yani babam ölünce 
Kadılıklar hâkimliğe dönünce 
Mirasçılar tarla, takım bölünce 
İrezillik beni buldu hâkim beğ.

Hani umutsuzluklar içinde

Mahzun yorgun olur ya insan

Takadımız tükenir,gözler ufuklarda

Çakılır kalırız ya bir an

İşte öyle bir vakit belirir kafalarda

Son bir güç,ya hep- ya hiç

Savaş başlar içimizde

Vazgeçmek yok

Ölmek demektir /başaramamak.

İbret için ölüm yeter

Dediler dersi bıraktım

Zaman hileli zar atar

Oyunu marsı bıraktım

 

Sevgi geldi sabır gitti

Bana cevri gönlüm yetti

Yarı gördüm aklım gitti

Mektebi kursu bıraktım

         Anadolu

Seni çok sevenler(!) çok örseledi
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..
Açların çalıştı, tokların yedi
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Yanan hep sen oldun, yakılan sensin
Ruhuna çiviler çakılan sensin
Şekilden şekile sokulan sensin
Oy güzel vatanım, oy Anadolu..

Cennet Türkiye’nin harika şehri
Nevşehir’de bu gün durmaya geldim.
Gül dağıtmak varken yapmayın kahrı
Sevgiyi sizlerle, karmaya geldim.

Dağında taşında gizemler saklı
Kapadokyalılar öğünse haklı
Gezilecek bir çok mabet çakılı
Yer altı şehrini yarmaya geldim.

Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım
Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım
Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin
Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim
Ben: Yollarına gülleri sereceğim
Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem
Ben: Senin için mecnuna döneceğim

Küstürdüm gönlümü güldüremedim
Baharım güz oldu yazım kış oldu
Gönüle yarimi bulduramadım
Baharım güz oldu yazım kış oldu

Şu fani dünyada murad almadan
Eller gibi şad olup da gülmeden
Ellerin bağında gülü solmadan
Baharım güz oldu yazım kış oldu

Bir tutam gökyüzü getir avuçlarında
Güneşin can veren ışıklarıyla
Gök kuşağından renkler taşıyan
Umutsuzluğu hiç tanımamış çocukların
 
İstekli ağıtlarını getir
 
Şefkatini getir annelerin
Vefakar  babaların alın teriyle
Sabrını getir dervişlerin

   
© SEVGİ PINARI