Bir Garip''Vatan Hainlik''Hikayesi

Kimilerine göre o ‘Devrimci’bir sanatçı, kimilerine göre ‘Vatan Haini’kimileri içinse paranın geldiği yöne göre renkten renge geçebilecek bir kapitalist sanatçı, kimileri içinse o derin devletin önce adını parlattığı sonrada gözden sildiği,bireyler arasında anlaşmazlık çıkarma ve bölmenin argümanı idi.Hatta hızlı ülkücü bazı dostlarımızdan;''Adamı hiç sevmiyorum ama şu parçası tam beni anlatıyor…''tarzı konuşmalarını çok duymuşumdur.
Bu garip durumu Ahmet Kaya’da fark etmiş olmalı ki kendisine sorulan bir soruya; “Beni sağcılar sevmez, beni solcular sevmez, beni İslamcılar sevmez. Peki, kardeşim kim bu benim albümlerimi alan milyonlarca insan, kim bu konserlerime gelen on binler?” diyerek halktan kopuk siyaset üreten köşe yazarlarını ve sanatçıları eleştirmişir.

Ve Derin El Düğmeye Basıyor


Ahmet Kaya’nın sanat hayatı boyunca aldığı ödülün kesin sayısını bilemiyoruz; ancak birçok kez çeşitli kurumlar, televizyonlar, gazeteler, dergiler tarafından halk oylamalarıyla yılın sanatçısı seçildi. Birçok yardım kuruluşu ve demokratik kitle örgütlerinden onur ödülleri aldı. Neredeyse her albüm sonrası olduğu gibi ’98 yılında da bu kez Magazin Gazetecileri Derneği’nin halkoylarıyla belirlediği “Yılın Sanatçısı”, Ahmet Kaya olmuştu.
10 Şubat 1999 gecesi Türkiye’nin en ünlü sanatçılarının ve simalarının bulunduğu bir salonda yapılıyordu ödül töreni ve Show TV’den canlı yayımlanıyordu tüm Türkiye’ye. Herkes sırasıyla çıkıp ödülünü alıyordu sahnede. Sıra Ahmet Kaya’ya geldi, yılın sanatçısıydı Ahmet Kaya. Bir kez daha sahneye alkışlarla çıktı, ödülünü aldı ve “Giderim” isimli şarkısını söylemek için mikrofonu eline alıp şu konuşmayı yaptı:
“Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir KÜRTÇE şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayımlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum.”


Salonda derin bir sessizlik oldu…


Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya, Habertürk'te Balçiçek Pamir'e konuştu: "Bir kadın gazeteci 'sünnetsiz p...k' diye bağırıyordu. Çıldırmış vaziyette idiler. Canımızı zor kurtardık. Hürriyet gazetesi, ertesi gün "Ayıp ettin gözüm" diye manşet attı. 1993 yılında bir konserde Kürdistan haritası önünde Ahmet Kaya'yı gösteren bir de fotoğraf yayınladı. Hemen pasaportlarımıza baktık. 1993 yılında yurtdışına hiç çıkmamışız. Üstelik Hürriyet, 1994'te Ahmet'e, Altın Kelebek ödülü vermişti. Böyle bir konser olsaydı, yılın sanatçısı ödülü verirler miydi? Hem 1999 yılına kadar o fotoğraf neden bekletilmişti? İşte o zaman düşündük; düğmeye basılmıştı..." (Neden düğmeye hep Hürriyet basıyor? Sahte andıçlar üzerine niye Hürriyet'in başyazarı, kendi arkadaşları için "İçimizdeki hainleri tanıyalım" diye yazıyor? H.G.)
Gelelim diğer garabetlere. Ahmet Kaya’yı bölücülere konser vermekle eleştirenler(gerçi bu elbette olmamalı idi)benzer konserleri defalarca veren kimi sanatçıları ‘Cumhuriyet Mitingleri’nin baş sanatçısı yapmaktan ve seçim zamanlarında o sanatçıların müziklerini kullanmalarını nasıl açıklayabilirler bu halka. Kimdir bu sanatçı ? Edip Akbayram tabiî ki.Onların düştükleri duruma düşmemek için Edip Akbayram’ı dinlediğimi ve asla düşüncelerinden dolayı onu yadırgamadığımı belirtmek isterim.


Ya sonra Ajda Pekkan’ın Kürtçe şarkı söylemesine ne demeli. O halde oda bir vatan haini namzedi olamaz mı?
TRT Şeş yayında, neredeyse Kürtçe türkü söylemeyen kimse kalmadı.TRT Avaz 21 Mart'ta yayına başladı,tüm Türk Dünyasına birlik ve kardeşlik mesajları ulaştırılmakta.Etnik kökene dayalı aşırı milliyetçilik anlayışının bu millete huzur getirmediği,birileri tarafından kötü amaçlar için kullanıldığı ve toplumun birlik ruhuna daha çok zarar verebildiği görülmüş durumda.Çok yakında mafyalardan, çetelerden, gladyo gibi karanlık oluşumlardan arınmış aydınlık bir Türkiye dönemi başlayacak.
Şimdi gelinen böyle bir süreçte, parıldayan ışıktan yarasalar gibi korkan kimi çevrelerin yıllar önce bir sanatçıyı niçin ‘Vatan Haini’ilan etmiş olmalarının altındaki derin anlamı çıkarabilmek artık o kadar zor olmasa gerek.
Bu ülke el altından nasıl idare edildiği, kimlere hangi emirlerle istenilenin anında yaptırıldığı sanal âleme düşen sesli ve görüntülü kayıtlar göstermiyor mu a dostlar?


Ne diyor bir zat_ı muhtereme ait olduğu iddia edilen videoda;
Basın için; “Ben açıyordum derdim ki sen kimsin ulannn, aman ne biçim konuşuyorsunuz, böyle konuşuyorum, yazının değeri kadar cevap alırsın”.


Resmi makamlar için;“Celalettin’i emniyet genel müdürünü sıkar yaa. Şeyi sıkar yaaa Vali’yi. Bu telefonu açar bu ordu komutanı, yapmayın etmeyin, çıldıracağım, açar bana bak vali, o emniyet müdürüne söyle ayaklarını keserim haa der tak kapatır. O kadar. Böyle konuşulur, biz böyle konuştuk. Böyle yaşadık. Sıkar diyorum bak şerefsizim sıkar yaaa. Celalettin’i falan sıkar. Buradan polis salâvatla geçer. Şerefsizim diyorum yaaa.’’


İşte böyle dostlar.Aradan yıllar geçti,ortaya çıkan son vahim gelişmeler birilerinin bizleri birbirimize düşürmek için ne kadar sinsi ve hain planlar kurguladıklarını gösterince ben artık Ahmet Kaya’nın onların gösterdiği Ahmet Kaya olmadığına ikna oldum…ya siz?
 

Hayrettin KAYA/Sosyal Bilgiler Öğrt.

 

YORUMLAR  

> > [06 Aralık 2009, Pazar]
O günleri yaşayan Serdar Ortaç`tan``Pişmanım``açıklaması...
SORU:Kürt açılımıyla birlikte Ahmet Kaya`nın içinde sizin de bulunduğunuz bir grup tarafından saldırıya uğradığı görüntüler yeniden gündeme geldi. İzleyince neler hissettiniz?
Bu konuyla ilgili ilk cümle: Çok pişmanım. 1999`da bırakın Kürtçe şarkı söylemeyi, yolda Kürtçe konuşulamıyordu bile. Ben de genç ve cahildim. Bence o gece yaşananlarda Ahmet Kaya`nın hiçbir suçu yoktu. Ben Ahmet Kaya`nın konuşmasının ardından sahnedeydim ve bir anda her Türk genci gibi gaza gelip Onuncu Yıl Marşı`nı okumaya başladım. Marşı okuduğum için pişman değilim tabii ki ama zamanlamam çok hatalıydı. Kısacası bence Ahmet Kaya`nın Kürtçe şarkı söylemesine izin verilmeliydi.
SORU:Aynı şey bugün olsa ne yaparsınız?
Bugün aynı şey olsa böyle bir tepki asla göstermem. Şimdiki hükümetimiz bize birlikte yaşamayı öğretiyor. Bunu anlamamızı gerçekten istiyor. Osmanlı İmparatorluğu`nda nasıl onca millet bir arada yaşadıysa, ABD`de o kadar etnik grup bir bütün olabiliyorsa biz de başarabiliriz. Başarmalıyız.
Bu konuda son sözüm: Ahmet Kaya`nın o gece linç edilmesinde rol oynadığım için çok pişmanım. Bugün olsa bu tepkiyi asla vermem. Kürtçe şarkı okunmasını destekliyorum ama asla şehit görmek de istemiyorum. Birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekli.(06.12.2009 / MİLLİYET)
Huldzarca Bakış

> > [31 Ekim 2009, Cumartesi]
Hain üretmede üzerimize yok. Ellerimizde hain damgası hoşumuza gitmeyen oldumu hemen sırtına vuruyoruz. Kimler hain olmadı ki bu memlekette. Adnan Menderes seçmenin yarısından fazlasının oyunu aldı diye hain ilan edildi 27 mayıs darbesi yapıldı. Başbakan ve bakanla birlikte demokrasiyi de astılar. Daha sonra fazla konuşan yazan çizen solcular hain ilan edildi. Deniz gezmiş ve arkadaşları asıldı. Onunla birlikte barış diyenlerde cezalandırıldı. Ardından 12 Eylül darbesi ortada ne kadar işe yarar yazar çizer varsa cezalandırıldı. 1997 yılında ise hain Müslümanlardı. Rejimi değiştirecekler teranesi ile 28 Şubatta post modern darbesi yapıldı. Bu kez devleti de milleti de soydular.
Kendimize sürekli bir düşman üretiyoruz. Elinde kalem senaryoyu yazanlar figüranlar ise Ahmet Kayaya hain diyenler ve Ahmet Kaya gibi kişiler.
Bize Ahmet Kayayı yabancılaştırdılar , Cem Karacayı , yeri geldi Necip Fazılı .
Uyanık olmak gerekli. Kendi insanımızı hain görmekten vazgeçmek gerekli.
Hayrettin bey başlığı çok güzel atmış”Bir garip Hainlik Hikayesi” Kahramanlarımı kim? Hepimiz..
Hayrettin beye teşekkürlerimi sunuyorum. Yorumu geciktirdiğim için özürdiliyorum.

htuztas



> > [31 Ekim 2009, Cumartesi]
Maotun mesaj kutusu aracılığı ile şahsıma gelen son mesajınızdan sonra buraya tekrar uğradım ve bu yorumunuzu okudum.``Yazı hakkında ki yorumlarımı daha sonra belirteceğim...``demişsiniz,aradan üç ay geçmiş.Harbiden unutulmuşuz.(Huldzar)
maotun

> > [31 Temmuz 2009, Cuma]
AHMET KAYA PEK SAĞLAM PABUÇ DEĞİLDİ...
HAKSIZLIĞA UĞRADIĞI DA DOĞRUDUR AMMA....
BU DÜZEN KAYA GİBİ NİCELERİNİ HARCAMADI...
DÜN AHMET KAYAYI LİNÇ EDENLERİN
BUGÜN AHMET KAYA MEDDAHLIĞINA BÜRÜNMELERİNE KIZIYORUM EN ÇOK...BİRİLERİ BİRŞEYLERİ ÖRTMEK İÇİN SÜREKLİ DÜŞMANLAR VE DÜŞMANLIKLAR ÜRETİYOR...
12 EYLÜL YILLARINDA BEN DE AHMET KAYAYI HÜZÜNLENEREK, AH EDEREK DİNLERDİM.
MAHPUS ÜLKÜDAŞLARIMIN FERYADINI DİNLER GİBİ...
PARİSTE DE MEZARINI ZİYARET ETTİM...
PARİSTEKİ AHMET KAYA KÜLTÜR MERKEZİNİN MAALESEF BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN KARARGÂHI GİBİ ÇALIŞTIĞINI DA BELİRTMEK ZORUNDAYIM...
AHMET KAYAYI DİNLEMEK AYRI, GERÇEKLERİ GÖRMEK AYRI...
hasanhocam

> > [29 Temmuz 2009, Çarşamba]
İyi okumalar dilerim...
maotun

Yorumlar
+1 #2 KAĞITTAN KAPLAN — ihtiyarseyyah 13-02-2012 10:58
"Peki, kardeşim kim bu benim albümlerimi alan milyonlarca insan, kim bu konserlerime gelen on binler?”
.
Anahtar cümle bu olsa gerek.
.
Kaseti milyonlarca satan bir sanatcının
Yüklü bir serveti
Şatafatlı bir hayatı olması gerekir
İdi.
.
Bildiğim kadarıyla
Zengin değildi Ahmet Kaya
.
Ya kazandığını
Gizli örgütlere aktarıyordu
Ya da
Öyle iddia edilidği gibi
Milyonlarca filan kaset satılmıyordu.
.
Kağıttan kaplan üretmek için
Kaçaktan kahranan yaratmak için
Bol keseden atılıyordu/atılıyor.
.
Tıpkı Yılmaz Güney'in kahraman yaplıması gibi
.
Yılmaz Güney
Yumurtalık Savcısı'nın katiliydi.
.
Yurtdışına kaçtı
Kahraman oldu.
.
Yanılıyormuyum efendim

+1 #1 Ahmet Kaya — Dadaşca 12-02-2012 21:29
İlginç bir insandı gerçekten. Ancak malesef ülkesinden uzak bir yerde ölüp gitti. Oysa bir zamanlar her yerde o dinlenir di? Garip bir memleket te garip insanlar.

on 07 Mayıs 2012
Gösterim: 5181

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.