KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU’NDA Kİ DEĞİŞİKLİĞİN GETİRDİKLERİ

26.04.2016 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak  yürürlüğe giren 6704 sayılı (torba) yasası ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90, 92, 97 ve 99. Maddelerinde önemli değişiklikler yapılmıştır.

Genel olarak yapılan değişikliklerle tazminat hukukunda, tazminatın belirlenmesinde usul ve esasları önemli ölçüde değiştirmiştir. Diğer taraftan zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe teminatı kapsamı dışında tutulan hususlar genişletilmiştir. Değişiklik yapılan maddeleri o maddenin başlığı adı altında inceledik .

 

Maddi ve manevi tazminat

 

Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.)

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.

Gerekçesi

Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluk rizikosu için borçlar hukuku hükümlerinden ayrı olarak yaptırılan bir sorumluluk sigortasıdır. Motorlu araç işletilmesi ve bu faaliyete bağlı olarak yaptırılan zorunlu sorumluluk sigortasının genel hükümlerden ayrı olarak özel esaslarla düzenlenmesi dikkate alınarak bu sigorta kapsamındaki tazminatlara uygulanacak kurallar öncelikle söz konusu özel esaslara bırakılmış, özel esaslarda kural bulunmayan durumlarda genel esasların uygulanacağı açıklığa kavuşturulmuştur.

Eski Metni

(Maddi ve manevi tazminat:

Madde 90 – Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.)

      

Maddenin eski metninde maddi ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar yönünden Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlere atıf yapılmasına rağmen yeni düzenlemede zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatların belirlenmesinde, öncelikle Karayolu Trafik Kanunu ve genel şartlarda ki usul ve esaslar uygulanacaktır. Kanun da ve genel şartlarda hüküm  bulunmayan hususlarda Türk Borçlar Kanunu haksız fiillere ilişkin hükümler uygulanacaktır.

Tazminatların belirlenmesinde genel şartlara atıf yapılmasında kanun koyucunun kanaatimce  amacı tazminatın hesaplanmasında oluşacak tereddütleri azami ölçüde genel şartlar ile düzenlemek ve çıkabilecek sorunları ise kanunun değiştirilmesinde ki zorluklar nedeniyle genel şartlar ile daha kolay ve pratik bir şekilde çözmektir.

Özetlemek gerekir ise trafik kazası nedeniyle doğan zararların ZMSS tarafından karşılanacak tazminat miktarlarını belirlerken;

  1. Öncelikle Karayolu Trafik Kanunun da ki hükümler,
  2. Genel şartlarda ki hükümler,
  3. KTK ve genel şartlarda olmayan hükümler yönünden TBK hükümleri

Uygulanacaktır. Tazminatın hesaplanmasında ki esasların kanunda düzenleme yapmak varken genel şartlara atıf yapılması, Hazine müsteşarlığının genel şartlar ile rahatlıkla tazminatı belirleyen esaslar üzerinde düzenleme yapabilmesi kişilerin kanuni güvenceden yoksun bırakacağı eleştirileri yapılabilir. Ancak önceki uygulamada atıf yapılan Borçlar Kanunu tazminat hesaplama esaslarını genel esaslar çerçevesinde düzenlemiş olması nedeniyle bu esasların belirlenmesi mahkemelere bırakılmıştır. Mahkemeler ise aktüer bilirkişilerin raporlarını yeterli denetlememesi nedeniyle birbirinden farklı hesaplamalarla adeta tazminat hesaplama esasları bilirkişilerin inisiyatifine bırakılmış durumdadır. Yaşam tablosu, destek pay esası, gelirin belirlenmesi, kadının evlenme şansı, çocukların destek yaşları ve desteklenme yaşları gibi esasların denetlenmesinin bütün yükü Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’ne bırakılmış durumdadır.

Özel durumlar ayrık olmak üzere tazminatın belirlenmesinde ki usul ve esaslar net bir şekilde ortaya konması, tazminatların  herkes tarafından rahatlıkla hesaplanmasını sağlayacak ve kanaatimce bir çok uyuşmazlık yargı önüne gelmeden çözülecektir. Sigortacı kendisine başvuran hak sahiplerinin alabileceği tazminat miktarını herkesçe bilinen kriterler ile hesaplamasını yapacak, hak sahipleri ise belirli olan esaslar çerçevesinde alabileceği tazminatın kendisine teklif edilen tazminat olduğunu gördüğü noktada dava açmaktan vazgeçecektir. Belki de böylece taraflarcar  her yıl milyonlarca liranın yargı giderleri, vekalet ücretleri ve faiz giderleri ödemesi önlenecektir.

 

Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar

 

Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.

a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,

b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı

kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,

c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,

d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında

yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,

e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,

f) Manevi tazminata ilişkin talepler.

g) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

h) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,

i) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.

Gerekçesi

Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortasıdır. Bu sigortada araç işletenin sorumluluğu güvenceye alınmakta, zarar görenlere genel hükümler yanında özel kurallara bağlı olarak sigorta güvencesi sunulmaktadır. Söz konusu sigorta işletenin sorumluluğunu konu almakta olup, işletenin sorumluluğunun varlığına bağlı olarak güvence sunmaktadır. Uygulamada zorunlu sorumluluk sigortasının açıklanan içeriğinde görülen tereddütlerin izalesi amacıyla teminat kapsamı dışında kalan haller açıklığa kavuşturulmaktadır.

Eski Metin

(Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar:

Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.

a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,

b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,

c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,

d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,

e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,

f) Manevi tazminata ilişkin talepler.)

 

Bu maddeye eklenen (g), (h) ve (i)  fıkraları ile zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat kapsamı dışında kalan haller genişletilmiştir. Eklenen fıkralar:

 

g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,

i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.

 

Maddeye eklenen (g) fıkrası ile “Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri” ni ZMSS poliçe teminatı kapsamı dışında tutmuştur.  Maddede adı geçen “hak sahipleri” sigortalı aracın kusurlu hareketi nedeniyle zarar gören üçüncü kişilerdir. İşte zarar gören üçüncü kişiler zararın ortaya çıkmasında kendi kusurları varsa, kendi kusurları oranında ZMSS dan tazminat talep edemeyeceklerdir.  Örneğin sigortalı araç sürücüsü %70, zarar gören araç sürücünün kusuru %30 ise hak sahibi sürücü ancak zararının %70’ni poliçe limiti kapsamında ZMSS dan talep edebilecektir. %30 luk kısmı talep etmesi mümkün değildir.  Ancak gerek sigortalı araç içinde ki yolcu gerekse karşı araçta ki yolcuların zarar görmesi durumunda yolcuya kusur atfedilemeyeceği için müteselsil sorumluluk gereği zararının tamamını poliçe limiti kapsamında ZMSS dan talep edebilecektir. Ancak yolcuların müterafik kusuru varsa, yada hatır taşıması gibi durumlar varsa hakim tarafından TBK 51 ve 52. maddeleri gereği tazminattan belli bir oranda indirim yapılacaktır.  

 

Eklenen (h) fıkrasında “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ZMSS poliçe teminat kapsamı dışında tutulmuştur. Sigortalının trafik kazası sonucu üçüncü kişilere verdiği zararın riskini üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigortası sigortalısının sorumlu olmadığı durumlarda sigortacıda sorumlu olmayacaktır. Örneğin sigortalının kusursuz olması, kazanın mücbir sebepten kaynaklanmış olması durumunda sigortalı zarar gören üçüncü şahıslara karşı nasıl sorumlu değilse sigortacıda doğan zararlardan sorumlu olmayacaktır. Sürücü desteğin kendi kusuruyla oluşan trafik kazasında ölmesi nedeniyle desteğinden yoksun kalanlar, sigortalı desteğine nasıl tazminat başvurusunda bulunamayacaklarsa sigortacıya da başvuramayacaklardır. Nitekim gerekçede de buna vurgu yapılarak sigortacının getirdiği güvencenin sigortalının tazminat ödeme riski olduğu, sigortalının böyle bir riski yoksa sigortacıda sigortalıda olmayan riski üstlenmek durumunda kalmayacaktır.

 

Eklenen (i) fıkrasında “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler”   ifadesi ile genel şartlarda sigorta teminatı dışında sayılan haller kanun kapsamında zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat kapsamı dışında sayılmıştır.

 

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlar A.6. maddesinde;

 

Teminat Dışında Kalan Haller

 

a)  İşletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararlar,

b) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

c) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,

ç) Sigortalının, eşinin, sigortalının usul ve fürunun, sigortalıya evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların, sigortalının birlikte yaşadığı kardeşlerinin, mallarına gelen zararlar sebebiyle ileri sürebilecekleri talepler,

d) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri,

e) Zarar görenlerin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında sigortalı araçta veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorkta/yarı römorkta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlardan dolayı sigortalıya karşı ileri sürülecek talepler,

f) Manevi tazminat talepleri,

g) Sigortalının, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,

ğ) Sigortalının aracına veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorklara ve yarı römorklara veya çekilen araçlara gelecek zararlar nedeniyle ileri sürülecek talepler,

h) Çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin talepleri,

ı) Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar,

i) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri talepler, aracı terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde kullanan kişilerin talepleri,

j) Motorlu araç kazalarından dolayı toprak, yeraltı suları, iç sular, deniz ve havanın kirlenmesi ya da kirlenme tehlikesi nedeniyle temizleme, toplanan atıkların taşınması ve bertarafı masrafları ile biyolojik çeşitlilik, canlı kaynaklar ve doğal yaşama verilen zararlar nedeniyle bozulan çevrenin yeniden oluşturulması ile ilgili çevresel zararlardan ileri gelen talepler,

k) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri,

l) İlgili mevzuatla genel hükümlere tâbi kılınan talepler,

m) 2918 sayılı Kanunun 104 üncü ve 105 inci maddelerinde düzenlenen sorumluluklar (Bu  maddeler kapsamına dahil durumlar bu amaçla yaptırılan zorunlu mali sorumluluk sigortasına tâbidir.),

n) Cezai kovuşturmadan doğan tüm giderler ile idari ve adli para cezaları,

o) Bu Genel Şart ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.

Sigortacının bu maddenin birinci paragrafının (d) bendi kapsamında olmasına rağmen ilgililere yaptığı tazminat ödemeleri için sigortalının terekesine ve tereke borçlusu olan mirasçılarına sigortalının kusuru oranında ve ilgili mevzuat dâhilinde müracaat hakkı saklıdır.

 

Şeklinde sayılmıştır. Genel şartlarda sigorta teminatı dışında sayılan hallerden b, c fıkraları ile d fıkrasının ilk cümlesi KTK  92. Maddesine eklenmiştir.   Kanunda olmayıp genel şartlara yapılan atıf ile sigorta teminat kapsamı dışında tutulan en önemli değişiklik d fıkrasıdır. Bu fıkrada Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri”  ifadesi ile hak sahipleri sigortalının sorumluluğunda olmayan bir başka anlatımla sigortalıya başvuramadığı tazminat taleplerini sigortacıya karşıda başvuramayacaktır. Ayrıca sigortalının sorumluluğu kapsamında olmakla birlikte hak sahibinin desteğinin kusuru varsa bu oranda sigortacıya tazminat talebinde bulunamayacaktır.

Örneğin desteğin sürücü olduğu aracın karıştığı trafik kazasında sürücü desteğin ölmesi durumunda bu sürücünün desteğinden yoksun kalanlar  zorunlu sigortaya destek tazminatı talebinde bulunamayacaklardır. Daha somutlaştırmak gerekir ise baba, anne, eş veya çocuğunun sürücüsü olduğu araç ile yaptığı trafik kazası sonucu ölmüş ise bu kişinin desteğinden yoksun kalanlar desteğinin kullandığı araç ZMSS na başvuramayacaklardır. Yani artık mirasçılar sürücü desteklerinin tek taraflı trafik kazalarında ölmesi yada çift taralı trafik kazalarında kendi desteğinin kusuruna isabet eden kısım için desteğinin sürücüsü olduğu araç ZMSS’na karşısında üçüncü kişi konumunda sayılamayacaktır.

Ayrıca, destekten yoksun kalan hak sahipleri çift taraflı trafik kazasında kendi desteklerinin kusuruna denk gelen tazminat taleplerini nasıl sigortalıya karşı başvuramıyorsa sigorta şirketine karşıda talepte bulunamayacaktır. Örneğin A ve B sürücülerinin karıştığı trafik kazasında B ölmüş ise B nin desteğinden yoksun kalanlar kendi destekleri yani B nin kusuruna denk gelen tazminat taleplerini A nın ZMSS dan talep edemeyeceklerdir.

 

Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı

 

Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.)

Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Eski Metin

(Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı:

Madde 97 – Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.)

 

Getirilen en önemli değişikliklerden biride bu maddede yapılan değişikliktir. Bu maddede getirilen değişiklikle zarar gören hak sahipleri öncelikle zorunlu mali sorumluluk sigortacısına genel şartlarda belirtilen belgeler ile birlikte yazılı olarak başvurması gerekmektedir.  Başvurusundan itibaren sigortacı 15 gün  içinde cevap verilmez yada verilen cevap hak sahibini tatmin etmez ise hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabilecektir. 

Zarar görenin sigortacıya başvurarak 15 günlük sürenin beklenmesi dava şartımıdır? Madde de yer alan "dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." ifadesi zarar görene seçimlik bir hak tanımamış olup dava açmadan önce sigortacıya başvurmanın gerekli olduğu vurgulandığına göre başvuru bir dava şartıdır. Peki bu dava açıldıktan sonra yerine getirilebilecek bir dava şartımı yoksa dava açılmadan önce zorunlu olarak yerine getirilebilecek dava şartımı? Biz bu dava şartını dava açıldıktan sonra yerine getirilebilir bir ön şart olarak yorumlarsak kanun koyucunun bu maddeyi değiştirmekte ki amacını ötelemiş oluruz. Şöyleki bu değişiklikten önce zarar gören doğrudan sigortacıya dava açabilmekteydi. Dava dilekçesinin davalı sigortacıya tebliği ile zaten zarar görenin taleplerini sigortacı öğrenecektir. Bu haliyle sigortacı dava dilekçesinin kendisine tebliği ile dava tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılarak dava açmadan önce ihbar gönderilmemiş ise dava tarihinden itibaren faize karar verilmektedir. Dava açıldıktan sonra tamamlanabilir bir ön şart şart dememiz durumunda zaten dava dilekçesi ile talebini sigortacıya ileten zarar görene birde ayrıca yazılı başvuruda bulun demek kanunun mantığı ve maddenin değiştirilmesinde ki amaca uygun düşmeyecektir. 

Maddede getirilen değişiklikle zarar gören dava açmadan önce zorunlu olarak sigortacıya başvurmak durumundadır. Bir başka anlatımla sigortacıya başvurarak 15 günlük süre dolmadan zarar gören artık doğrudan sigortacıya karşı dava açamayacaktır. Burada kanun koyucu hak sahibinin gerekli belgeler ile sigorta şirketine başvurması durumunda sigortacı tarafından tazminatın ödenebileceği durumlarda gereksiz dava açılmasını önlemek istemiştir.Temennimiz o dur ki sigorta şirketleri kendilerine gelen müracaatları eksperleri vasıtası en kısa sürede inceleterek hak sahiplerine gerekli ödemeleri yaparak hak sahipleri kadar sigortacılarında mahkemelerde koşuşturmalarının önüne geçmiş olurlar.

Peki sigortacıya başvuru yapılmadan dava açılması durumunda ne olacak? Henüz bu değişiklik Yargıtay'ın önüne gelmediği için Yargıtay'ın nasıl bir yorum yaptığını söylemek şu an itibarı ile imkansız. Ancak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bu konuda bir karar verdiğinde bu konu başlığı altında paylaşılacaktır. Ancak bu aşamada benim düşüncem  hak sahibinin sigortacıya başvurusu madem ki dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir ön şart ise dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 15/2 maddesi gereği davanın usulden reddini gerektirecektir.

 

 

Tazminat ve giderlerin ödenmesi

 

Madde 99 – Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Ödemeyi yapan sigortacı,ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder. Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar, 108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar.

Gerekçesi

Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında dikkate alınan belgeler anılan sigorta kapsamındaki tazminatların gerektirdiği değerlendirme sürecine ve içeriğine göre çeşitlilik arz etmektedir. Mevcut hükümde çok sınırlı olarak yer alan belge düzeninin değişen şartlara uyumlaştırılması için düzenleme yapılmıştır.

Eski Metin

(Tazminat ve giderlerin ödenmesi:

Madde 99 – Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.

Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder.

(Değişik: 21/5/1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar, 108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar.)

 

 

Maddenin metnine  “zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri” cümlesi eklenmiştir. Bu ekleme ile birlikte hak sahiplerinin sigortacıya genel şartlarının “Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı B.2. maddesinin 2.1. fıkrasın da:

“Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. “  ifadesinden anlaşıldığı üzere genel şartlara aynı tarihte eklenen  (Ek 6) da belirtilen belgelerin zarar gören tarafından sigortacıya ibraz edileceği düzenlenmiştir.

Bu belgeler ise şu şekilde sıralanmıştır.

•          30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu.

•          Hak sahibi gerçek kişiler için: T.C Kimlik No.

•          Kaza raporu.

•          Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi.

•          Hak sahibine ait banka hesap bilgileri.

SONUÇ OLARAK;

2918 SAYILI Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesindeki değişiklikle tazminat hesaplama usul ve esasları daha önce Borçlar Kanunu’nun haksız fiillerin düzenlendiği hükümlere atıf yapılırken yapılan yenilikte KTK ve genel şartlarda ki hükümlerin öncelikle uygulanacağı burada olmayan hükümler yönünden Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillerle ilgili hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.

KTK 92. Maddesinde ki değişiklik de ise maddeye g,h ve i fıkraları ile Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri ve  bu KTK çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan taleplerzorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe teminatı kapsamı dışında tutulmuştur.

KTK 97. Maddesinde ki değişiklikte hak sahipleri daha önce doğrudan ZMSS aleyhine dava açabilirken yeni düzenleme ile ZMSS belirtilen belgeler ile yazılı başvuru ve 15 günlük bekleme süresi öngörülmüş ve bu süre içinde cevap verilmez yada verilen cevap hak sahibini tatmin etmez ise dava açabilecek yada tahkime başvurabilecektir.

KTK 99. Maddesinde ki değişiklikte ise zorunlu sigortacının temerrüde düşmesi yeniden düzenlenerek genel şartlarda belirtilen belgelerin sunulması ile 8 günlük sürenin başlayacağı düzenlenmiştir.

Bu değişiklik genel olarak değerlendirildiğinde zorunlu mali sorumluluk sigortacının sorumluluk alanını daralttığı, tazminat hesaplama usul ve esaslarını genel şartlarda ki hükümlere bağladığı doğrudan dava imkanını kaldırılarak sigortacıya başvuruyu dava ön şartı olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır.  

01.05.2016

Hüseyin Tuztaş

(Yargıtay Üyesi)

on 01 Mayıs 2016
Gösterim: 11916

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Yukarı Kaydır