Islah dilekçesindeki talebin ıslah kapsamında olmadığı belirlendiğinde bu talebin yeni bir dava olarak kabul edilerek asıl davadan ayırma kararı verilerek ayrı bir esasa kaydedilip bu talebin bu davada görülmesi yapılabilir mi?

Buna cevap verebilmek için hem ıslah müessesini hem de dava açma prosedürünü Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında incelememiz gerekir.

Davanın Açılması

Davanın nasıl açılacağı HMK 118. Maddesi ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. Öncelikle dava mahkemeye verilecek davalı sayısınca örneği de bulunan bir dilekçe ile açılır. Bu dilekçe Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nde belirlenen esaslara göre esas defterine kaydı yapılır.(HMK 118)

Dava dilekçesinde ;

a) Mahkemenin adı.

b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.

c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.

ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.

d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.

e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.

f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.

g) Dayanılan hukuki sebepler.

ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.

h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.

Yer alır birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.(HMK 118) 

Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. (HMK 120)

Avansın  yatırılması HMK 114/g maddesi gereği dava şartı olması nedeniyle iki haftalık kesin süre içinde avans yatırılmaz yada eksiklik tamamlanmaz ise HMK 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle dava usulden reddine karar verilir.

Ayrıca dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur. (HMK 121)

Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.(HMK 122)

Dava dilekçesi ve ekleri davalıya tebliğ edilmesi ile birlikte davalı iki haftalık süre içinde cevap ve delillerini sunmak durumundadır. Cevaba cevap ve ikinci cevap aşamaları tamamlandıktan sonra taraflara ön incelme duruşma günü tebliğ edilerek ön incelme duruşması yapılır ve akabinde tahkikata geçilerek yargılama aşamaları sözlü yargılama sonucu mahkemece bir karar verilir.

 

Davanın Islahı

Islah ise HMK 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.  Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.  Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. (HMK 176)

Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.  Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. (HMK 177) 

Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır. Karşı tarafın zararının kesin olarak tespit edilmesinden sonra, mahkeme veznesine yatırılan miktar eksikse tamamlattırılır, fazla ise iade edilir. (HMK 178) 

Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz. Şu kadar ki, ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre, bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır. (HMK 179)

Dava tamamen yada kısmen ıslah edilebilir. Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.(HMK 180) 

Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. (HMK 181)

Karşılaştırma

Görüldüğü gibi davanın açılma usul ve esasları HMK 118 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. Öncelikle davanın açılması için HMK 119. Maddesinde belirtilen hususları içeren bir dilekçe verilmesi gerekir. Bu hususları içermeyen dilekçe dava dilekçesi sayılmaz. Nitekim dava dilekçesinde belirtilen  hususlardan bazıları yoksa verilen bir haftalık kesin süre içinde tamamlanmamış ise dava açılmamış sayılır.

Oysa ıslah dilekçesi verilirken yeni bir dava açma amacından çok açılmış bir davanın ıslah edilme iradesi ve amacı  vardır. Hakim talepten fazlaya karar vermeyeceğine göre ıslah dilekçesinin dava dilekçesi olarak kabulü mümkün değildir.

Islah  yazılı ve sözlü yapılabilmektedir. Davanın tamamen ıslahı dışında kısmen ıslahı durumunda yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Bir başka anlatımla hiç dava konusu olmayan hiç yapılmayan bir hususta ıslah konusu olmaz. Bu nedenle ıslah dilekçesinde talep konusunun  ıslah kapsamı dışında olduğunun belirlenmesi durumunda bu talebin ayrı bir dava olarak nitelendirilip davanın ayrılması kararı verilerek ayrı esasa kaydedilip buradan devam edilmesi mümkün görülmemektedir. Islah dilekçesi ile açılmış bir dava da verilen dilekçe HMK 119. Maddesinde ki unsurları taşımamaktadır.

HMK 167. Maddesi gereği mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına karar verebilir. Islah ile dava konusu olmayan yeni bir davanın açılması durumunu birlikte açılan dava yada birleştirilen dava olarak kabul etmek de mümkün değildir.

Son olarak; yeni bir davanın açılma usul ve esasları HMK da belirli bir disipline bağlı olarak gösterilmiştir. Islah ise açılmış bir davada o davanın usul ve esası ile ilgili bir değişikliktir. Bu nedenle ıslah dilekçesini yeni bir dava dilekçesi kabul edilmesi ve ayırma kararı verilmesi düşüncesi usul hukukuna uygun olmayan bir durumdur.

Hüseyin Tuztaş

(Yargıtay Üyesi)

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

   
© SEVGİ PINARI