ÜZERİNDE SINIRLI AYNİ HAK KURULAN EŞYANIN SİGORTALANMASI

Üzerinde sınırlı ayni hak kurulan eşyanın zarar görmesi riskine karşı eşya üzerinde hak sahibi bulunanlar tarafından doğacak rizikolara karşı sigortalanabilir. Bu sigorta sınırlı ayni hak kurulan eşyanın malikinin kendi ad ve lehine yaptırılabileceği gibi malikin kendi adına sınırlı ayni hak sahibi lehine sigorta yaptırabilir.

Ayrıca sınırlı ayni hak sahibi kendi adına ve lehine sigorta yapması da mümkündür. 6102 sayılı TTK 1453/1 maddesi Rizikonun gerçekleşmemesinde menfaati bulunanlar, bu menfaatlerini mal sigortası ile teminat altına alabilirler.”  İfadesi ile bu hususu düzenlemiştir.

 1- Sınırlı ayni hak kurulan eşyayı malikinin kendi lehine sigorta yaptırması

Rehinli malı, malik kendi lehine sigortalattırabilir. Bunda malikin açık bir menfaati bulunmaktadır. Çünkü mala zarar gelmesi durumunda rehin alacaklısı alacağını sigorta tazminatından alarak malikin borçtan kurtulmasını sağlayacaktır. Malik kendiliğinden bu sigortayı yaptıracağı gibi rehin hakkı tanınan ile yapılan sözleşmede kararlaştırılmış olması nedeniyle de bu sigorta yaptırılabilir. İşte malikin rehinli eşyayı kendi ad ve lehine sigortalatması durumunda yasa koyucu rehin hakkı sahibine riziko gerçekleştiğinde sigorta tazminatı üzerinde bir takım haklar tanımıştır. Rehin hakkı sahibinin sigorta tazminatı üzerinde haklarını kullanabilmesi için sigorta sözleşmesinde eşyanın rehinli olduğu konusunda bir açıklama yapılmış olması şart değildir. Türk Medeni Kanunu’nun "rehin alacaklısının sigorta tazminatı üzerinde ki hakları" başlığı ile düzenlenen 879. Maddesinde“Muaccel olan sigorta tazminatı, malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebilir. Sigorta tazminatı taşınmazın eski hâle getirilmesi için harcanacaksa, malik tarafından yeterli bir güvence gösterilmesi koşuluyla kendisine ödenir.” İfadesi ile rehin hakkı sahibi korunmuştur. Bu madde gayrimenkul rehini yönünden  düzenlenmiştir. Ancak benzer düzenleme taşınır rehini açsından benzer düzenleme yer alamaması nedeniyle bu madde taşınır rehinin dede uygulanmıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK  1456. Maddesinde sınırlı ayni hak kurulan eşya üzerinde sigorta yaptırma durumunu özel ve geniş bir şekilde düzenlenmiş  TMK 879. maddesi TTK. 1456. Maddenin 2 fıkrasına aynen alınmıştır. Bu nedenle 6102 sayıl TTK yürürlüğe girmesi ile birlikte artık gayrimenkul rehini yönünden bir düzenleme olması nedeniyle  TMK 879. maddesi  sınırlı ayni hak kurulan eşyanın sigortalanması yönünden artık uygulama alanı kalmamıştır.

TTK 1456. Maddesinin ilk fıkrasında“Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder.” İfadesi ile malik üzerinde rehin hakkı bulunan eşyasını kendi adına ve lehine sigortalatması durumunda rehin hakkı sahibinin borçlu malikten alacağı rehinli eşyada riziko gerçekleşmesi durumunda  ödenecek sigorta tazminatı üzerinde de devam edecektir. Rehin hakkı sahibine tanınan bu hak yasadan kaynaklanması nedeniyle rehin sözleşmesinde rehin hakkının sigorta tazminatı üzerinde devam edeceği konusunda özel bir anlaşma yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Normal şartlarda rehinli  eşya üzerinde rizikonun gerçekleşmesi  durumunda   sigorta tazminatı lehine sigorta yapılan malike ödenmesi gerekirken, eşyanın rehinli olması nedeniyle rehin sahibine sigorta tazminatı üzerinde  özel bir hak tanımıştır. Ancak rehin hakkı sahibi yasadan kaynaklanan bu haklarını kullanabilmesi için

a) Teminat altına alınan alacağı muaccel, yani tahsil edilebilir olması,

b) Riziko rehinli eşya üzerinde gerçekleşmiş olması,

gerekir.  Rehin hakkı sahibine sigorta tazminatı üzerinde verilen bu haklar, malikin  lehine yaptırmış olduğu sigorta tazminatı üzerindeki haklarını sınırlarken diğer tarafta sigortacıya bir takım yükümlülükler yüklemektedir. İşte bu hak ve yükümlülükler 1456. Maddenin iki ve devamı fıkralarında düzenlenmiştir.

a) Sigorta tazminatının malike ödenebilmesinin şartları

Rehinli eşya üzerinde rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigortacının sigorta tazminatını malike ödemesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. TTK 1456. Mad 2. fıkrasında“Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez.İfadesi ile sigorta şirketine sigortalanan eşyanın üzerinde sınırlı ayni hak  kurulduğu bildirilmiş ise eşyada meydana gelecek riziko sonucu sigortacının  mal sahibine ödeme yapabilmesi için sınırlı ayni hak sahiplerinin olurlarını alması gerekir.

Ancak aynı fıkra da ki Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur.”İfadesi ile bildirim yapmanın istisnaları düzenlenmiştir.  Buna göre, örneğin aracın trafik kaydı üzerinde rehin hakkı tescil edilmiş ise sigortacıya araç üzerinde rehin hakkı bulunduğunu bildirmeye gerek bulunmamaktadır.    Bunun gibi sigortacı eşya üzerindeki rehini bilebilecek durumda ise yine bildirim yapmaya gerek kalmadan sigorta tazminatı ödemelerini malike ancak rehin sahiplerinin izni ile yapabilecektir.

İkinci fıkranın son cümlesinde Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir.”İfade ile talep edilen sigorta tazminatı, malın tamiri ve eski hale getirilmesi için talep edilmiş ise  malikin teminat göstermesi karşısında ödeme malike yapılabilecektir. Burada kanun koyucu malike ödeme yapılabilmesi için rehin hakkı sahibinin olurunun alınmasına bir istisna getirmiştir. Bir başka anlatımla rehin hakkı sahibinin izni olmasa dahi rehinli aracın tamiri için yada eski hale getirilmesi için  en azından ödenmesi gereken sigorta tazminatı miktarı kadar malik tarafından bir teminat gösterilmesi durumunda tazminat malike ödenebilecektir.

Peki sigortacıya eşya üzerinde rehin olduğu bildirilmemiş veya rehin hakkı tescil edilmemiş yahut sigortacının eşya üzerinde rehin hakkı varlığını bilebilecek durumda değil ise sigortacının malikin talebi üzerine yaptığı ödemenin sigortacı açısından sonuçları ne olacaktır? Maddenin mefhumu muhalifinden çıkarılacak sonuç, sınırlı ayni hak sahibi tarafından sigortacının eşya üzerinde rehin hakkı olduğunu bildiğini ispatlayamaz ise sigortacı bu durumda malike yaptığı ödeme ile sigorta tazminat borcundan sınırlı ayni hak sahibine karşıda kurtulacaktır.

Özetlemek gerekir ise sigortacı sigortalanan üzerinde sınırlı ayni hak olana eşya üzerinde rizikonun gerçekleşmesi durumunda şu şartlarda malike ödeme yapması ile borcundan kurtulacaktır. 

  1. Sigortacıya mal üzerinde rehin hakkı olduğu bildirilmemiş, veya bilecek durumda değil yahut rehin hakkı sicile tescil edilmemiş olması ,
  2. Rehin hakkı sahibinin açık yazılı izni bulunması,
  3. Malın tamiri veya eski hâline getirilmesi için yapılacak ödemede malikin teminat göstermesi,

Durumunda sigortacı malike ödeme yapmış ise rehin hakkı sahibine karşı sorumluluktan kurtulabilecektir.

b) Rehin Hakkı sahibinin izni olmadan malike yapılan ödemelerin sonuçları

Sigortacıya eşya üzerinde rehin hakkı  bulunduğu bildirildiği yada sicilinde rehin hakkı tescilli bulunduğu veyahut da rehin hakkının bulunduğunu sigortacının bilmesi gereken durumlarda sigortacı sınırlı ayni hak sahiplerinin iznini almadan sigorta tazminatını malike ödemiş ise ne olacak? TTK 1456. Madde İkinci fıkra hükmüne aykırı hareket eden sigortacı, sınırlı ayni hak sahipleri ödemeye sonradan yazılı onay verdikleri takdirde, bunlara karşı sorumluluktan kurtulur.”İfadesi ile buna açıklık getirmiştir. Yani sigortacı örneğin araç üzerinde başkalarının rehin hakkı sahibi bulunduğunu bildiği halde araçta meydana gelen hasardan dolayı yapacağı tazminat ödemesini rehin hakkı sahibinin iznini almadan malike ödemiş ise bu ödemeden sonra rehin hakkı sahibi muvafakat etmiş ise rehin hakkı sahibine karşı sorumluluktan kurtulacaktır.  Ancak böyle bir muvafakat yoksa sigortacının rehin hakkı sahibine karşı sorumluluğu devam edecek ve rehin hakkı sahibi sigorta tazminatının kendisine ödenmesini sigortacıdan talep edebilecektir.

c) Malikin prim borcunu ödemede temerrüde düşmesi

Sigorta ettiren malik sigorta primlerini ödemede temerrüde düşmüş ve sigortacı sigorta ettirene temerrüde düşülen primlerin yada prim farklarının ödenmesi  konusunda bir bildirim yapacaksa,  sigortacıya bildirilen yada sigortacının bilmesi gerektiği rehin hakkı sahiplerine de bu bildirimden haberdar edilmesi gerekecektir.(TTK 1456/4) Böyle bir bildirim yapıldığında rehin hakkı sahipleri ödenmeyen primleri ödeyerek poliçenin geçerliliğini sürdürebilirler.

d)Sözleşmenin feshedilmesi veya sözleşmeden cayılması

Sigorta ettiren veya sigortacı tarafından sözleşme feshedildiğinde veya sözleşmeden cayıldığında; sigortacı, fesih veya cayma bildirimi kendisi tarafından yapılmışsa, söz konusu bildirim tarihinden, diğer hâllerde sözleşmenin sona ermesinden itibaren, on beş gün içinde, durumu sınırlı ayni hak sahiplerine bildirir. Sigorta sözleşmesi, ayni hak sahipleri yönünden sözleşmenin sona ermesinden itibaren on beş gün süre ile geçerli olur. Durumu öğrenen ayni hak sahibi, bu on beş gün içinde sözleşmeye devam edeceğini sigortacıya bildirmediği takdirde, sigorta sözleşmesi, ayni hak sahibi için de geçersiz hâle gelir. Ayni hak sahibi sözleşmeye devam etmek isterse, sigortacı haklı bir neden olmadığı sürece bu istemi reddedemez. (TTK 1456/5 mad.)

e) Bilgi verme yükümlülüğü

Sigortacı, istem üzerine, sınırlı ayni hak sahibi olduğunu bildiren kişiye sigorta koruması ile sigorta bedelinin miktarı hakkında bilgi verir.(TTK 1456/6)

f) Malikin sigortacıya tazminat davası hakkı

Malikin kendi adına ve lehine rehinli malı sigorta ettirmesinde kendi malını güvence alması nedeniyle hukuki menfaati bulunmaktadır. Bu nedenle kendi lehine sigorta yaptıran malik sigorta tazminatının kendisine ödenmesi amacı ile dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.  Ancak malikin dava  hakkını kullanabilmesi için TTK 1456/2 maddesine göre sınırlı ayni hak sahiplerinin açık yazılı iznini almalıdır.  Bir başka anlatımla eşyada meydana gelen riziko nedeniyle malik tarafından sigortacıya tazminat talepli dava açılması durumunda bu tazminat üzerinde rehin hakkı bulunan kişilerin yazılı izni varsa yada açılmış davaya şartsız onay veriyorsa malik aktif dava ehliyet sahibi durumuna gelebilecektir. Rehin hakkı sahibinin malik tarafından sigortacıya  karşı açılmış bulunan davaya yazılı izninin bulunmadığını belirtmesi durumunda malikin tazminat üzerinde bir hakkı bulunmadığından aktif dava ehliyeti kalmayacaktır.

 

2- Sınırlı ayni hak kurulan eşyayı malikin rehin alacaklısı lehine sigorta yaptırması

Malik üzerinde sınırlı ayni hak bulunan eşyasını sınırlı ayni hak sahibi lehine  sigorta ettirebilir. Malik kendi adına ancak rehin hakkı sahibi lehine yaptırdığı sigortada eşyanın zarar görmesi durumunda rehin alacaklısı alacağını sigorta tazminatından alacağı ve maliki borçtan kurtaracağı için hukuki menfaati bulunmaktadır.  Malikin kendi adına ancak sınırlı ayni hak sahibi lehine yaptırdığı sigortayı üçüncü kişi lehine sigorta yada başkası lehine sigorta kapsamında değerlendirmek gerekir. Başkası lehine sigorta ise 6102 sayılı TTK 1454. Maddesinde“ Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Üçüncü kişinin adının belirtildiği durumlarda, tereddüt hâlinde, sigorta ettirenin, üçüncü kişinin temsilcisi olarak değil, kendi adına fakat üçüncü kişi lehine hareket ettiği kabul edilir. Sözleşmede, sigortanın kimin menfaati için yaptırıldığı açık da bırakılabilir. “Kimin olacaksa onun lehine” yapılan böyle bir sigortanın, üçüncü kişi lehine yaptırıldığı anlaşılırsa, ikinci fıkra hükmü uygulanır.” İfadesi ile düzenlenmiştir.

Sigorta ettirenin (malikin) üçüncü bir kişi (rehin hakkı sahibi) lehine sigorta yaptırması durumunda:

  1. Üçüncü kişi lehine sigortada sigortalı üçüncü kişidir. Bunun sonucu olarak da sigorta sözleşmesinden doğan haklar lehine sigorta yaptırılan alacaklı üçüncü kişiye, yani rehin sabine  aittir.
  2. Sigortalı üçüncü kişi olmasına rağmen malik sigorta ettiren olarak sigorta priminden ve bildirim yükümlülüğünden bizzat sorumludur.
  3. Primler sigorta ettiren malik tarafından ödenmediğinde lehine sigorta yaptırılan rehin hakkı sahibi  primleri ödeyerek sigortanın devamını sağlayabilir.
  4. Lehine sigorta yapılan rehin alacaklısı sigortacıdan sigorta tazminatının kendisine ödenmesini doğrudan isteyebilir ve sigortacı aleyhine tazminat davası açabilir.
  5. Rehinli malın rehin alacaklısı lehine sigorta ettirilmesi durumunda sigorta ettiren malik tarafından dava açılıp açılamayacağı konusunda bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu durumda da lehine sigorta yapılan rehin hakkı sahibinin olurunun olup olmadığı sorularak bir karar vermek gerekir. Rehin hakkı sahibi olur vermesi durumunda malikin açtığı davaya devam edilmeli, olurun verilmemesi durumunda aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle dava reddedilmelidir. Yargıtay 11. HD 08.05. 2006 tarih 2005/5330 Esas 2006/5249 karar sayılı ilamı bu yöndedir.
  6. Lehine sigorta ettirilen kişinin adı zikredilerek yaptırılan sigortada sigorta ettiren malikin kendi adına ancak üçüncü kişinin lehine sigorta ettirdiği kabul edilir.
  7. Lehine sigorta yapılan üçüncü kişinin adı zikredilmemiş boş bırakılmış ancak üçüncü kişi lehine yaptırıldığı anlaşılabiliyorsa sigorta ettirenin kendi adına üçüncü kişi lehine sigorta yaptırdığı kabul edilir.
  8. Lehine sigorta yaptırılan rehin alacaklısı mal üzerinde lehline yaptırılan sigorta tazminatından faydalanabilmesi için rizikonun gerçekleşmesi yanında alacağının muaccel hale gelmesi gerekir.

   

      3- Sınırlı ayni hak sahibinin kendi ad ve lehine rehinli malı sigorta yaptırması

Alacaklı sınırlı ayni hak sahibi rehinli malın zarar görmesi yada telef olması riskine karşı primlerini bizzat kendisi ödeyerek malı kendi adına ve lehine sigortalayabilir. Bu durumda sigorta ettiren alacaklı sigortacıdan doğrudan tazminat talep edebilecek ve dava edebilecektir. Ancak TTK 1455. Maddesinde“Bir malın veya o mala ilişkin bir hakkın yalnız bir kısmında menfaat sahibi olan kişi, kendisine ait kısımdan fazlasını da sigorta ettirmişse, sigortanın bu fazlaya ilişkin kısmı, sigorta ettirenle aynı menfaati olanlar lehine yapılmış sayılır.” İfadesi ile alacaklı alacağı miktardan fazlasını sigorta ettirmiş ise aşan kısım malik adına sigorta ettirilmiş sayılır. Rehin hakkı sahibinin kendi adı ve lehine sigorta yaptırması durumunda dahi tazminat talep edebilmesi için yine ön şart rizikonun gerçekleşmesi yanında rehinin konulmasına gerekçe olan alacağın muaccel yani tahsil edilebilir halde olması gerekir.

Rehin hakkı sahibinin alacağının muaccel olmaması nedeniyle sigorta tazminatını talep edememesi, sigortanın rehin hakkı sahibi  adı ve lehine yapılması durumunda malikinde tazminatı talep edemeyeceği  kabul edildiğinde rizikonun gerçekleşmesi durumunda zararın sigortacı tarafından tazmin ettirilmesi imkansız hale getirilmiş olacaktır. Bu durumu önlemek için rehin hakkı sahibinin alacağının muaccel hale gelmemiş olması durumunda rehin hakkı sahibinin muvafakati ile malik tazminat davası açabilmelidir.

SONUÇ OLARAK;

Üzerinde sınırlı ayni hak kurulan eşyada menfaati olan malik yada sınırlı ayni hak sahibi tarafından sigortalattırılabilir. Malik kendi adına ve lehine sigorta yaptırabileceği gibi kendi adına sınırlı ayni hak sahibi lehine sigorta yaptırabilir.Malik kendi adına ve lehine sigorta yaptırması durumunda sınırlı ayni hak sahibinin rehin hakkı alacağı riziko gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatı üzerinde de devam eder. Bunun sonucu olarak sigortacı sınırlı ayni hak sahibinin izni olmadan sigorta ettiren malike bir ödeme yapamaz.

Ancak sigortacıya sigortalanan eşya üzerinde sınırlı ayni hak olduğu bildirilmemiş ve sigortacı sınırlı ayni hak bulunduğunu bilecek durumda değil ve de eşyanın siciline sınırlı ayni hak tescil ettirilmemiş ise sigortacı sigorta ettiren malike yaptığı tazminat ödemesi ile sınırlı ayni hak sahibine karşı da sorumluluktan kurtulur.

Sigorta  tazminatı eşyanın tamiri ve eski hale getirilmesi için yapılacaksa sınırlı ayni hak sahibinin izni olmasa dahi malik en azından ödenecek tazminat veya alacak miktarı daha az ise alacak miktarı kadar bir teminat göstermesi durumunda tazminat malike ödenebilecektir.

Sigorta ettiren malik prim ödemede temerrüde düşerse sigortacı malike yapacağı bildirimi sınırlı ayni hak sahiplerine de ihtar edecektir.

Malikin kendi adına ve kendi lehine eşyayı sigortalatması durumunda rizikonun gerçekleşmesi durumunda malikin dava açmakta hukuki yararı var ise de sınırlı ayni hak sahibi izni ve muvafakati olmadan bu hakkını kullanamaz. Bunun sonucu olarak açılmış bir davada muvafakat alınamamış ise malikin aktif dava husumet ehliyeti kalmayacaktır.

Malikin üzerinde sınırlı ayni hak bulunan eşyayı kendi adına ancak sınırlı ayni hak sahibi adına sigorta yaptırabilir. Bu durumda lehine sigorta yaptırılan sınırlı ayni hak sahibi olduğundan sigortalıda bu kişidir. Bunun sonucu olarak sigortalı eşyada riziko gerçekleşmesi durumunda sigortacıdan tazminat talep edebilir ve doğrudan sigortacıya dava açabilir. Her ne kadar sigortalı, sınırlı ayni hak sahibi olsa da sigorta ettirten malik olması nedeniyle sigorta priminden malik sorumludur. Malik pirimi ödemede temerrüde düşerse sınırlı ayni hak sahibi primi ödeyerek sigortayı devam ettirebilir. Bu durumda malik tazminatı almak üzere sigortacı aleyhine tazminat davası açmış ise sınırlı ayni hak sahibinin izni olması durumunda  davaya devam edilebilir.

Üzerinde sınırlı ayni hak kurulan eşyanın kullanımı sırasında rizikolara karşı sınırlı ayni hak sahibi de eşyayı sigortalattırabilir. Bu durumda sigorta miktarı alacaktan fazla ise fazla kısım malik lehine sigortalattırılmış sayılır.

Hüseyin Tuztaş

(Yargıtay Üyesi)

on 04 Mart 2016
Gösterim: 2180

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Yukarı Kaydır