ADALET ÖLÜRSE

 
 
Üç  yıl önce açtığım bir davanın ret kararı gelmişti. Ancak kararda gerekçe yoktu. Sadece mevzuatı yazmışlar, hüküm tesis etmişlerdi.. Ne iddiaya yer vermişler, ne de sunduğum Danıştay’ın emsal kararına. Bunun üzerine “Hukuk Bunun Neresinde” başlıklı bir şiir yazmıştım.. 
 
HUKUK BUNUN NERESİNDE?
Hakim bey bu nasıl karar ?
Okumak mantığa zarar
İnsanda akıl izan var
Hukuk bunun neresinde?
**
Hep böyle dönmez tekerlek
Adalet herkese gerek
Yerini göster, mübarek
Hukuk bunun neresinde?
**
Boş sözlere karnımız tok
Hukuktan anlarız, az çok
Ortada bir gerekçe yok
Hukuk bunun neresinde?
**
Kara, karar mürekkebi
Zalim Haccac zulmü gibi
Karakuşi hükmü gibi
Hukuk bunun neresinde?
** 
Hakimin elinde kalem
Olmazsa yaraya merhem
Ben bu yargıya ne diyem?
Hukuk bunun neresinde?
**
Yara aldı itimadım
Suçlamak değil muradım
Çok aradım bulamadım
Hukuk bunun neresinde?
**
Yakına yakına bıktık
Yamalık tutmuyor yırtık
Aklı koru, sorma artık
Hukuk bunun neresinde?
 
Çok eski yıllarda İngiltere’de bir gelenek varmış. Sıradan bir vatandaş öldüğünde kilisenin çanı bir kez çalınıp herkese duyurulurmuş. Bir asil öldüğünde iki kez, kralın bir yakını öldüğünde üç kez, kral öldüğü takdirde ise dört kez çalınırmış. Günün birinde, herkesin hak aramak için sığındığı mahkeme, bir vatandaşla ilgili haksız bir karar vermis. Bunun üzerine kilisenin çanı tam beş kez çalmış.
Ahali merak içinde papaza koşup sormuşlar: “Ey papaz efendi, kraldan daha önemli biri var mı ki o ölünce çan beş kez çalınsın…” Papaz cevap vermiş:  “Kraldan daha önemli bir şey var!.. Adalet öldü.”
Adalet sadece devletin temeli değil, toplumun da temelidir. Adaletin olmadığı yerde hiç bir ahlakı da yeşertemezsiniz. Adaletin öldüğü yerde insanlık da ölür. Emile Zola’nın dediği gibi “Adaletin olmadığı yer vatan değildir."
İlk derece mahkemesinin gerekçesiz kararına Anayasanın ilgili maddesini, Anayasa Mahkemesinin bu konudaki kararını da ekleyip  istinaf yoluna başvurdum.  Geçen gün oradan da karar geldi. Hiç bir gerekçe ve açıklama yapmadan doğrudan istinaf başvurusunun reddine şeklinde karar verilmiş. Oysa Anayasamızın 141. Maddesinde açıkça “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” diye emredici bir hüküm olmasına karşılık hem mahkeme hem de üst mahkeme hiç bir şekilde buna uymuyordu.
  
Ne diyeyim? Hani bir fıkra anlatılır.
İmamın biri ezanı kağıttan okuyormuş. “Bu nasıl cahil imam  ezanı ezbere bilmiyor”  diye köylü toplanmış hocayı şikayet için kadıya gitmişler. İçeri girmişler. “Selamünaleyküm” deyip selam vermişler.  Kadı bakmış, sonra oradan bir kağıt alıp okumuş. “Aleykümselam.” Akabinde,   “Bir diyeceğiniz mi vardı?” diye sormuş. Köylüler : “Hayır kadı efendi, artık bir diyeceğimiz yok.” demişler.
Benim da artık bu ülkede adalet adına bir diyeceğim yok!
 
Durdu GÜNEŞ
on 31 Ekim 2018
Gösterim: 35

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Yukarı Kaydır